Pharmacologic modulation of calcific aortic stenosis progression: basic mechanisms and clinical results

In document Aortic and mitral valve disease: surgical implications of oxidative stress (Page 31-37)

Gökmen KANTAR* Mine GÜLER**

Öz

ABD ve Çin rekabetinin yükseldiği bölgelerden biri de Güney Asya Coğrafyası olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle Çin’in komşu olduğu ve siyasi-sosyal-ekonomik açıdan yayılmacı bir politika izlediği Myanmar, ABD ve Çin rekabetinin kıskacında kalmaktadır. Güçlenen Çin ekonomisi, Güney Doğu Asya’da artan Çin nüfusu, ABD’nin bölgedeki çıkarlarını olumsuz etkilemekte ve Çin medyasındaki milliyetçi söylemler ile ABD karşıtı yayınlar, bölgede dikkatleri yükselen Washington-Pekin rekabetine çekmektedir.

Dünya deniz ticaret diliminin %60’ından fazlasını pay alan Güney Doğu Asya ülkelerinin, dış ticareti 5 trilyonu aşmakta ve bunun yaklaşık yarısı ABD ile yapılmaktadır. ABD’nin bu ticaret oranındaki gücü karşısında yükselen Çin ekonomisi ve Çin’in Güney Çin Denizi’nin tamamında hâkimiyet iddia etmesi, Güney Doğu Asya ülkeleri arasında tehdit algısı oluşturmaktadır. Uluslararası düzlemin büyük güçlerinden olan ABD ve Çin ile tek başına mücadele edemeyecek olan bölge devletleri de, denge politikalarıyla çıkarlarını gözetmekte ve taviz vermektedir. Bu bağlamda ABD ve Çin’in stratejik hedefleri açısından önem arz eden, rekabetin kilit bölgesi konumunda olan Myanmar, İki küresel gücün piyonu haline gelmiştir.

Gün geçtikçe üzerinde tahmin yürütülmesi güçleşen Myanmar, dış etkilerle gergin ve iç tepkisi yüksek bir politik alana doğru ilerlemektedir. Çin ve ABD rekabetinin Myanmar siyasetine etkisi; 2011 öncesi ve sonrası, cunta rejimi ve ardından gelen demokrat parti iktidarı dönüşümünde kendini göstermektedir. Myanmar’ın

* Dr. Öğr. Üyesi, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi İİBF, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü, Tekirdağ, Türkiye, E-posta: gkantar@nku.edu.tr

** Tezli Yüksek Lisans Öğrencisi, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi İİBF, Küreselleşme ve Uluslararası İlişkiler Bölümü, Tekirdağ, Türkiye, E-posta: mine.guler@ogr.sakarya.edu.tr

- 58 -

komşusu ve de en büyük ticari ortağı olan Çin, cunta rejimi döneminde desteklenirken ABD’nin Myanmar’da Çin karşıtı iktidar kurma çabaları sonucunda, 50 yıllık cunta rejimini yıkarak gelen yeni iktidar parti (NLD- Demokrasi için Ulusal Birlik) ABD’nin Asya Pasifik’teki samimiyet elçiliği ve Myanmar ziyaretleri etkisiyle ABD ile yakın diplomatik ilişkiler kurmuştur. NLP’nin yükselişi ile Çin-ABD rekabetinin uluslararası portföyle yükselişinin aynı zamana gelmesi, Myanmar hükümetinin denge politikası izlemesine ve çıkarları doğrultusunda soykırım ve göç doğuracak adımlar atmasına sebep olmuştur. Çin Myanmar’da askeri cuntanın destekçisi ve ülkedeki en büyük yabancı sermaye girişimlerinin sahibi olan ülke konumundayken; boru hatları, liman, baraj ve benzeri alt yapı tesisleri uygulamalarında, zorunlu olarak ordu tarafından topraklarından göçe zorlanan insanlar arasında Çin karşıtlığı doğmuştur. Çine yönelik eleştiriler halk arasında artarken iki devlet arasında kendini pek göstermese de ABD’nin yumuşak güç tavrı ve gelen yeni hükümete karşı diplomatik-sosyal tutumu Çin ve Myanmar ilişkilerini oldukça bozmuştur. Çin Myanmar üzerinde jeopolitik ve ekonomik bağlamda yadsınamaz bir güce hakim olsa da 2011 sonrası hükümet politikaları, ABD’ye yakın bir profil çizmektedir. ABD dış politikasında önemli bir yer ayırdığı Asya Pasifik bölgesinde, 2011’den bu yana Myanmar’ın kilit nokta olması vesilesi ile askeri ve ekonomik anlamda oldukça yoğunlaşmıştır. Çin ile rekabetini Myanmar üzerinden gerçekleştiren ABD, yumuşak güç stratejileri ile emperyalist emellerini diplomatik yollarla ve Çin karşıtlığını destekleyen tavırlarla gerçekleştirmektedir. Çin yörüngesinden ABD’ye kayan Myanmar için ABD ordu bağlamında iyi bir müttefik sayılmaktadır. Bu müttefiklik altında Myanmar Devleti’nin ABD sermayesine sağladığı olanaklar, Myanmar için bir zafer olmanın yanı sıra ABD’nin çıkarlarını gözeten demokratik bir maske konumundadır. Çin’in ekonomisini düşürüp uluslar arası sistemdeki gücünü yetkin kılmayı amaçlayan ABD için elbette ki Myanmar sadece bir rekabet alanı değil, enerji kaynakları hâkimiyetinde emperyalist bir hedef olarak da karşımıza çıkmaktadır. Myanmar’da Rohingya Müslümanları’nın yaşadığı Arakan eyaleti gerek zengin doğalgaz ve petrol kaynaklarına sahip olması gerekse boru hatlarının bu bölgeden geçmesi nedeniyle önem arz etmektedir. Gerek ABD’nin enerji kaynakları üzerindeki emperyalist hedefleri, gerekse Myanmar üzerinden Çin’e enerji naklinde kuzeybatıdaki Arakan bölgesinin öne çıkması, bölgeyi güç oyunlarına müsait kılmaktadır. Dünya gündemine soykırım ile geçen Arakan bölgesindeki, demokratik düzene aykırı sebepsiz katliamların perde arkası elbette ki küresel güçlerin kurduğu oyun neticesi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Küresel güçler olan Çin ve ABD rekabeti arasında sıkışan Myanmar, dönemsel siyasi dönüşümler ve iki güçle olan dönemsel ilişkiler üzerinden kurduğu denge politikaları ile Asya Pasifik üzerine kurulan emperyalist amaçların uygulandığı bölge haline gelmiştir. Ekonomik ve diplomatik işbirlikleri şeklinde Uluslararası sistemde gündeme gelen bu ilişkiler ve rekabet savaşları çıkarlar sonucunda göçe ve soykırıma maruz kalan bir halk doğurmuştur.

- 59 -

Çin’in çıkarları doğrultusunda desteklediği cunta rejiminin zorunlu göç ve baskıları;

ABD ve müttefiklerinin Asya Pasifik egemenliği hülyaları ile methiyeler düzdüğü, ziyaretlerle ilişkileri güçlendirme çabasına girdiği NLD hükümetinin bu gün Arakan’daki Müslümanların katili olması, Çin ve ABD kıskacındaki Myanmar’ı resmetmektedir. Arakan’daki İnsanlık dramı, Küresel vezirlerin Myanmar piyonuyla oynadıkları enerji, güç ve rekabet satrancıdır.

Bu çalışmamızda, enerji kaynaklarıyla ve Asya Pasifik üzerine kurulan emperyalist amaçları gerçekleştirebilecekleri stratejik konumda oluşuyla öne çıkan Myanmar’ın, Küresel iki gücün rekabeti arasında kalışını dönemsel olarak inceleyeceğiz. Soykırım ve göç olaylarının temelinde yer alan aktif gücün, bu rekabet atakları olduğunu ileri sürdüğümüz hipotezimizi, Arakan’ın enerji kaynakları üzerinden destekleyerek emperyalizm ve yumuşak güç kuramları perspektifinden yorumlayacağız.

- 60 -

RESTRICTIONS on the RIGHT to EDUCATION and the THREAT

In document Aortic and mitral valve disease: surgical implications of oxidative stress (Page 31-37)